22 Kasım 2010 Pazartesi

Kurban Bayramı ve Yayladan Manzaralar - 1

    Uzuuunca bir bayram tatili ardından herkese yeniden merhaba, çok özlemişim sizleri, buraları =)  Eve dün akşam dönmüştük, valizleri boşaltıp eşyaları yerleştirdikten sonra hemen bilgisayarımın başına oturdum. Bir sürü fotoğraf çekmiştim tabi her zamanki gibi. Hepsini bir an önce paylaşmak istiyordum ama çok yorgun olduğum için bu güne bırakmaya karar verdim =) Tabi bu sırada boş durmadım, takipçisi olduğum blogları ziyaret edip son zamanki paylaşımlarını okudum.
Anlatmak istediğim okadar çok şey var ki, heyecandan hepsi birbirine karışıyor, nereden başlasam bilemedim. Bilgisayara fotoğrafları yüklemek için bağlantı yaptığımda gördüm ki tatil süresince 170'den fazla fotoğraf çekmişim =) Tabi hepsini bir defada paylaşamayacağım. Zaten tatil maceralarımı da bir kaç parçada anlatmayı planlıyorum ki onlarda da bu fotoğraflar içinden seçim yapmak zorunda kalacağım.
        Biliyorsunuz ki bulunan her fırsatta yaylamıza(baba memleketine) gittiğimiz için bayram tatili için de yine rotamız orasıydı. Kurbanlığımızı gördüğümüz bildiğimiz yerden almanın gönül rahatlığı da vardı. Evimizde otururken balkondan görünen tepelerde otlayan, yaylanın temiz havası, suyu ile büyümüş koyunlardan =)



Güneşli havayı fırsat bilip güzel bir de gezintiye çıktık. Bu ağacı çok beğenmiştim, sonbahar renkleri ayrı bir güzelleştiriyor doğayı...

Yine aynı ağacın dallarından bir kare

Gezinti sırasında bir de kuşburnu ağacına rastladık

Daldan kopardığım kuşburnular =) [el falı bilenlerin yorumları ayrıca beklenir =) ]


Andız pekmezinin hammaddeleri

Pekmez, işte bu tohumlardan yapılıyormuş

Şu çiçeğin rengindeki güzelliğe bakar mısınız

Bunlar da yabani sklamenler

Yaylamızın küçük bir kısmını gösteren, uzaktan çektiğim bir kare



Tepelerde gezinirken şans eseri bu taşları gördüm. Daha önce bahsettiğim üzere yaylamız 1350 m yüksekte bir yer ve gezintiye çıktığımızda tepelere tırmanmıştık. Bu taşta ise istiridyeye ait bir iz bir nevi fosil bulunmakta. Kafamda soru işaretleri oluştu. Bu kadar yüksekte deniz nasıl olsun, yakın bir yerde nehir akarsu vs de yok peki o zaman bu kalıntılar bu taşlarda ne arıyor?

Bu konuda bilgisi olan varsa ve beni aydınlatırsa çok sevinirim =)






Gökkuşağından bir kesit gibi yeşilden sarıya giden renkleri ile ağaçlar sonbaharı haber veriyor

Onlarca kaya ve taşlara rağmen, ekmekleri için kendisine tarla açmış insanoğlu; ekmeğini gerçekten taştan çıkarıyor.

3 yorum :

  1. Allahım ne güzel görüntüler bunlar!Fosiller çok iginç gerçekten.Bende gelecek yorumları merak ettim şimdi..

    YanıtlaSil
  2. Manzaralar muhteşem. Toroslarda çok deniz kabuğu fosili olduğunu duymuştum. Ama nedenini bilemiyorum. Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Mekilacığım, fotolar süper ben de meraklıyımdır böyle şeylere...Daha önceden fosilleri araştırmıştım.İnternette de var.Ben şimdilik internette bulduğum bilgiyi buraya aktarıyorum.Umarım işine yarar...

    Genel olarak ifade edersek, Türkiyedeki dağlar iki farklı süreçle oluşmuştur. 1) Kuzey Anadolu Dağları ve Toros Dağları gibi sıradağlarımız; Tetis / Paratetis Denizinin, Afrika plakasının Avrasya plakasına hareketiyle sıkıştırılması sonucunda denizin tabanında var olan binlerce metre kalınlığındaki çökel tabakalarının yükselerek dağ haline dönüşmesiyle oluşmuştur. Bu dağ oluşumu sırasında, Tetis'in -600 m ve daha derindeki kireç ağırlıklı çökelleri kireçtaşları haline dönüşürken, şelf bölümü ve kıta yamacındaki çökeller ise kumtaşı/kireçtaşı/konglomera tabakalarının ardalanmasından oluşan flis kayaçlarına dönüşmüştür. Tetis denizinin tabanında, deniz altı volkanizmasıyla oluşan volkanik kayaçlar ise bu sıradağların içinde/arasında yer alan ofiyolit adi verilen yeşil kayaçlara dönüşmüştür (Bu dağlar, Tetis'in yavaş yavaş karalaştığı 130 Milyon-24 milyon arasında oluşmuştur).

    2) Tetis karalaştıktan sonra, kara volkanizmasıyla oluşan tek dağlar; Miyosen (24 milyon-5.5 milyon yılları arasındaki dönem), Pliyosen (5.5 milyon-1.8 milyon arasındaki dönem) ve Kuvaterner'de (1.8 milyon - günümüz arasındaki dönem) jeolojik dönemlerinde magmanın kırıklar boyunca yeryüzüne çıkarak üst üste birikmesiyle oluşmuştur.Bunlar; Doğu ve GD Anadoludaki dağlar (Ağrı, Süphan, Nemrut, Cilo, Karacadağ vb) ve iç Anadoludaki dağlar (Erciyes, Hasan Dağı, Melendiz Dağları vb) ve Egedeki bazı tek dağlar (Asi Tepe Yağcı Dağ, Yamanlar Dağı vb) bu gruba girerler.

    3) Türkiyenin eski masiflerini oluşturan en eski dağlar; Bunlar, yaşını bilemediğimiz çok eski denizlerde oluşan çökellerin çok eski jeolojik dönemlerdeki plaka hareketleriyle kapanarak yükselerek dağ haline dönüşmesiyle oluşmuşlardır. Oluşmalarından sonra meydana gelen yani dağ oluşumu hareketleri sırasında yeniden tektonizma geçirdikleri için ultra-****morfik kayaçlara dönüşmüşlerdir. Bunlar; İstiranca dağları (Istiranca Masifi), Kazdağı (Kazdağı Masifi), Uludağ (Uludağ Masifi), Boz Dağlar/Aydın Dağları (Menderes Masifi) vb gibi.
    biltek.tubitak.gov.tr

    YanıtlaSil

1yorum = 1tebesüm, yorumun için teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin =)
Google hesabınız yok ise, yorum yapmak için Adı/URL kısmını seçip yorumunuzu bırakabilirsiniz =)