9 Eylül 2011 Cuma

Boş Zamanda

  Eviiiiiiim evim güzel evim =) Sıcak da olsa Adana'ya dönmek; evime, odama, bilgisayarıma ve dolayısı ile sizlere kavuşmak süper, hoşbulduuum =) Gelir gelmez de Blogger'ın sürprizi ile karşılaştım, kontrol panelinin yeni görüntüsü çok kullanışlı ve güzel olmuş, beğendimmm =)
  Hazırlıklar yapılıyor, götürülen eşyaları toparlıyoruz, getirilecek olanlar,valizler vs derken sürekli saate baktığımdan da olsa gerek sanki zaman durmuş gibiydi, yola çıkana dek yerimde duramadım. Yaylamıza dair fotoğrafları paylaşmıştım; telefonlar dahi zor çekiyor, belli bir süre internet ve bilgisayar vardı ki Ramazan Ayı'nda da buradan bir şeyler paylaşabildim, bloglarınızı gezebildim. Ancak bayram sonrasında; telefon, bilgisayar, televizyon vs hiç birini kullanamadık. Teknolojiye dair tek şey; buzdolabı ve saç kurutma makinasıydı =)
   Hal böyle olunca, zaman geçireceğim, oyalanacağım uğraşlar aradım. Buyrun bakalım neler yapmışım;

Bahçemizde yetiştirdiğimiz; naneler, maydanozlar,rokalar, fasulyeler, domatesler, ıspanaklar, marullar, tereler, turplar, soğanlar ve sarımsaklardan daha önce bahsetmiştim. İşte o güzelliklere yenileri eklendi ben de fotoğrafladım. Kabaklaaaar =) Çiçeklerinden bir kaç tanesini kabak çiçeği dolması yaptı annem, kalanlardan da böyle şirin şeyler oldu =)

Süs biberleriiiii; of of çok acı, cısss! Çocukken bu biberlerin tatlı olduğunu ve bu denli acı olabileceklerini düşünmezdim, süs biberi, bu ismi duyan bir çocuk başka ne düşünebilir ki =)

Çeşit çeşit biber vardı ancak bana en sevimli görüneni (özellikle de tombul olanı), patlıcanı andıran bu biberler oldu. Tabi mor rengin bu tonuna olan beğenimin etkisini de söylemem gerek =)  Ama bakmayın böyle şirin göründüklerine, acı yemeye dayanıklı bir bünyeniz yoksa uzak durun =)

Renk renk çeşit çeşit =)

Eee bu biberlerden en güzel ne olur? Tabi ki turşu =) İçerisinde domates ve biber yaprakları (iple bağlı olanlar) da var. Daha önce biber yapraklarından turşu yapıldığını duymamıştım, rahmetli anneannem yaparmış ...

En eğlenceli günlerden birisi ise keçi ağılına süt sağmaya gidilen gün olmuştu.  Hayatımda ilk defa keçi sağdım aslında sağmaya çalıştım =) Bu işi sürekli yapanlara bakınca "Aaa ne var ki çok kolaymış ben de yapabilirim." dedik ama olmadı. Onlar 10 dakikada bir kovayı doldururken ben o süre içerisinde keçinin biciklerini nasıl tutup sıkarsam süt geleceğini bile çözemedim =) Hahaha bu arada yaylada keçi memelerine bicik diyorlar =) Ağıla öyle herkes de yaklaşamıyor. Daha arada 10 - 15 metre yer varken kokumuzu alıp gelen 4 adet iri kıyım köpek karşıladı bizi. Yanımızda alışık olduğu kişiler olmasaymış kesinlikle saldırırlarmış!
Binbir güçlüğü aşıp =) sonunda ağıla ulaştığımızda bu kadar güleceğimi tahmin etmiyordum. Çitin dışındayken gayet kendi halinde görünen keçiler, biz içeriye girer girmez kafalarını aynı anda olduğumuz yöne çevirip geviş getirmeyi bıraktı ve gözlerini kısarak "Hey kim bu yabancılar1" der gibi baktılar. Şaka şaka, göz kısmadılar ama pek bir meraklı baktılar.
Keçiler tuz ve biberden oluşan karışımı çok seviyormuş, sağılma zamanı bu karışımı keçileri çağırmak için kullanıyorlarmış. Daha önceki şu yazımdan hatırlayacağınız Yunus da o gün bize eşlik etmişti.

Hahaha =) Şu haline bakar mısınız yaaa, saniyelik bir anda yakaladım bu pozu, şekerlik yapıyor kendince oyunlar çıkarıp eğleniyordu =) Yunus'un keçi sağımındaki görevi; tuzlu biberli karışımı küçük bir torbaya koyup keçileri kandırarak, sağacak olan kişiye getirmek. Gerçi keçiler karışımın olduğu torbayı gördüğü anda bile zaten harekete geçiyor ama olsun =) İçlerinden bir tanesi de kafayı Yunus'a takmış, torbayı gördüğü anda peşinden hiç ayrılmıyor ve sürekli bağırıyor, tüm karışımı kendisi yemek istiyordu =) İzlemeye değer komik anlardan birisiydi, Yunus keçiyi itekliyor,azarlıyor, bağırıyor; keçi de sanki karşılık veririr gibi hem kovalıyor hem bağırıyordu =)
Bu arada sağılan keçi sütlerinden yoğurt yaptık ama ben alışkın olmadığım için kokusundan etkilenip pek yiyemedim. Sonrasında biraz okudum, araştırdım ve öğrendim ki pek bir faydalıymış keçi sütü ve ürünleri. Hatta inek sütünde olduğu gibi bakteri taşımaz insanı hasta etmezmiş, inek sütüne alerjisi olan kişiler bu sütte aynı alerjiyi yaşamazmış, daha neleeer neleeer. Neyse ki Adana'ya dönerken biraz getirmiştk keçi sütünden, yine yoğurt yaptık, bu defa yemek gerek değil mi =)

Hmmm başka neler yaptım, fırın olmadığı için her zamanki gibi kuzineli sobada kahvaltı için atıştırmalıklar pişirdim. Ve mayalı puf ekmeklerin nasıl yapılabileceğini de deneme yanılma yoluyla çözdüm, aferin bana di mi =)

Daha başkaaa, ormanda gezintiye çıktım değişik taşlar gördüm, içlerinden bir tanesini çok beğendim yanıma aldım. Çok araştırdım ama bu taşın ne olduğunu bulamadım. Eğer sizin bu konuda bir bilginiz varsa benimle paylaşır mısınız?

9 yorum :

  1. Ah o turşunun güzelliği:) Bir de poğaçaların kokusu taaa buraya geldi:)Ne güzel kareler yakalamışsın:)Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. hoş döndün Adanamıza canım.. hem sıcaklar azaldı gibi :)

    YanıtlaSil
  3. bağ, bahçe görüntülerine bayıldım, en büyük hayalim..

    YanıtlaSil
  4. hoşgeldin gerçi ara ara girip mahrum etmedin kendinden:)
    ben de koyun sağmıştı daha doğrusu çalışmıştım hakikatende ne zormuş öyle.bu arada keçi sütü çok iyi diye ben oğlum kutudakilerinden alıp yoğurt yapmıştım eminim sizin içitiğinizin yanında su gibidir ama anca bunu bulabiliyoruz değerini bil:))

    YanıtlaSil
  5. ayyy o bieberler ne öyle canım çekti ya kabağa ne demeli harika ne şanslısın.

    YanıtlaSil
  6. Hoşgeldin,ne güzel bir tatil olmuş:)

    Turşuda pek güzel görünüyor.Ellerine sağlık:)Bende turşumu önümüzdeki günlerde kurucam inşallah.

    YanıtlaSil
  7. Harika bir tatil olmuş Mekilam karelere bayıldım.Ben çok severim o süs biberlerini gerçekten feci acıdır evde benden başka kimse yiyemez:)))

    YanıtlaSil
  8. hangi birine baksam ne şanslısınız her şey doğal biz de istanbul da doğal bir şeyler bulcaz diye o pazar senin bu pazar benim dolaşıyoruz..

    YanıtlaSil
  9. pride: evet turşu çok güzel ama ben de yiyemiyorum ne yazık ki çok acı, çok da güzel kokuyor, fotoğraflar için söylediklerine de teşekkür ederim canım =)

    pembesinti: hoşbulduk güzelim, ama sıcaklar pek azalmışa benzemiyor sanırım yayladan geldiğim için ben öyle algılıyorum =(

    noblesse: dilerim kavuşursun bu hayaline canım =)

    sezobigo: hoşbulduk canııım ne çok özlemişim senii =) evet çok zor sağılıyor =) bilmiyorum kokusu biraz ağır geliyor alışmak gerek =)

    çılgın mevdoş: teşekkür ederim =)

    nisamu: kur bakalım turşuları ama fotoğraflamayı unutma, merakta kalmayalım =)

    ikiz annesi: aynen bizde de sadece annem yiyebiliyor, ben yiyemiyorum mis gibi de kokuyor =)

    gönül: böyle duydukça çok üzülüyorum =( imkan olsa da her istediğimizde doğal sebzeler bulup yiyebilsek =( ama olmuyor

    YanıtlaSil

1yorum = 1tebesüm, yorumun için teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin =)
Google hesabınız yok ise, yorum yapmak için Adı/URL kısmını seçip yorumunuzu bırakabilirsiniz =)