21 Şubat 2012 Salı

Yeni Ganimetler ve Buğday Çimi


         Son zamanlarda blog ile pek ilgilenemez oldum. Aslında bu yıl daha önceleri yaptığım gibi her gün yeni bir yazı yazamasam da gezegen penceremi olabildiğince güncel tutmaya çalışacağım demiştim. Biraz meşguliyet biraz aksilik nedeni ile aklıma gelen onca güzel fikir onca güzel projeyi sonra yapılmak üzre bir kenara yazıp bekletiyorum. Aksilik derken, bunda emektar ve yaşlı bilgisayarımın bozulmuş olması da büyük etken. Şu an ablacığımın bilgisayarını kullanıyorum, tabi biraz yabancılık çekiyorum; mesela fotoğrafları kendi bilgisayarımdaki gibi net ve rahat bir şekilde yönetemiyorum. Eğer bir kusurum olursa affola =)
        Çoğu yer karlar altında soğuklarla boğuşurken Adana sanki baharı yaşıyor son günlerde. Öyle ki geçen gün pembe çiçeklerini giyinmiş harika görünümlü bir meyve ağacı gördüm. Kuşlar zaten cıvıl cıvıl, güneş ise gökyüzü maviliğini altın sarısı rengi ile taçlandırdıktan sonra evlerin penceresinden girip sağlık getirmekle meşgul. Adanalıların tipik "Hadi mangalı alalım da pikniğe gidelim, güzzeeeel bir kebap pişirip çayımızı da içelim."düşünceleri de iyice artıyor. Eskiden yol kenarındaki refüjlerde dahi mangal yapanlar olurdu da neyse ki artık öyle şeyler yapmıyorlar. Yani Adanalıların kebap sevdası yasak vs yoksa hiç bir engel tanımıyor =) 
Adana dışında bir başka şehirde, olur olmadık alakasız bir yerde mangal başında kebap pişiren, oturup piknik yapan birilerini görürseniz; büyük ihtimal onlar Adanalı olabilirler =)


Buralarda dediğim gibi havalar güzelleşince artık öyle kalın kabanlar, montlar giymek gerekmiyor, ben de geçenlerde Koton'dan lacivert renkte bir trençkot aldım. Arkasındaki pileleri ve yakasındaki detay çok hoşuma gitmişti, cezbeden yanı oldular. Sonrasında ise LCW'den dantel parçalı, püsküllü bir şal aldım. Bu arada LCW demişken son zamanlardaki çatalarının gerçekten çok güzel olduğunu belirtmem gerekiyor. Hepsi birbirinden güzel, tümünü almak istiyor insan =) Bu defa çantalar konusunda kimler ile çalıştılar bilmiyorum ama tebrik etmek gerek diye düşünüyorum. 


  Ve son zamanlarda üzerine oldukça yazı okuduğum, kafayı ciddi anlamda taktığım konuya geleyim. Yıllar öncesinde yazılmış da bizler okuyup geçmiş önemsememişiz sanırım. Yayladaki karşı komşumuz yaşadığı durumu birebir anlatınca daha bir dikkat kesildik buğday çimi suyuna. Ve okudukça araştırdıkça öğrendim ki  çim deyip geçtiğimiz şey meğerse nelere deva oluyormuş. "Buğday çiminin gençlik verici, imnün sistemi (bağışıklık) güçlendirici ve kansere karşı koruyucu etkileri var. Aynı şekilde saç dökülmelerine faydalı olduğu iddia ediliyor. Buğday çimi suyunun kimyasal bileşimi kana çok benziyor. İçeriğinde antiseptik temizleme özelliği olan klorofil yüzde 70 oranında bulunuyor. Mükemmel bir protein kaynağı ve bol miktarda beta karoten içeriyor. Yüksek oranda B1, B6, B12 vitaminleri, C, E, K vitaminleri ihtiva ediyor. Ispanaktan daha çok demire sahip olduğu için anemi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) hastalarının kullanması tavsiye ediliyor. Başta magnezyum olmak üzere çok çeşitli mineraller içeriyor. Besin öğeleri vücudu besliyor ve gerçek bir denge sağlıyor." ve bunlar yararlarının sadece bir kısmı. Burada en önemli nokta buğday çiminin gerek suyunu gerekse kendisini tüketirken taze olmasının gerektiği. Biz de hemen bir miktar buğday bulduk, şimdi yapacağımız ilk iş çimlenmelerini sağlamak. Sahip olduğu demir miktarı açısından benim gibi demir eksikliği yaşayanlara oldukça faydalı olacağını düşünmekteyim. Yine de tüketmeyi düşünürseniz biraz araştırın, herkesin yapısı, metabolizması farklı ne de olsa. Aşağıdaki linklerden daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.


http://www.ilgazetesi.com.tr/2010/06/14/kansere-karsi-bugday-cimi-suyu/044524/

http://www.xprodoksit.com/yazi/bugday-cimi-ile-gelen-saglik

http://arsiv.sabah.com.tr/2006/02/13/gny/sag103-20060208-200.html

14 yorum :

  1. bu günlerde postlar hep böyle başlıyor "ihmal ediyorum" etmesek iyi ama...

    YanıtlaSil
  2. Şu buğday çimini eskiden bende duymuştum ama bak unutmuşum bile... Tam zamanı aslında ekim için. Bende araştırıyım biraz. Hatırlatman çok iyi oldu...

    YanıtlaSil
  3. trençkotunu çok beğendim özellikle arka kısmını.bende buna benzer ve sırf arkasını çok beğendiğim için aldığım kışlık montum var:)

    buğday suyunu bende duymuştum hatta amaerikalılar sadece arpa suyunu sattıkları küçük büfeleri var .Bir yandan saksılar var içine ekilmiş diğer yanda da suyunu çıkarmak için sıkma makinası.Mehmet öz bir ara anlatmıştı ondanda dinlemiş sonra unutmuştum hatırlattın:)

    YanıtlaSil
  4. çok güzel cicilerin güle güle kullan
    bende çok okudum buğday çimiyle ilgili yazılar şifa olsun ne diyelim .

    YanıtlaSil
  5. Bayıldım trençkotunun arka görünüşüne. Püsküllü şalında pek cici. Güle güle kullan. Mangal başı Adana kebap kokularını duydum.. Canım öyle çekti ki.. Yarın doğruca kebapçıya giderim artık. Buğday çimi konusunda pek de hevesli değilim. Yani gerekli mi, şart mı bilmem. Biz elimizde mevcut olanları değerlendirmeyi bile bilmiyoruz ki. Mesela Turp, havuç, dereotu, hatta soğan ve sarımsak.. Bunlarla 2 günlük bir kür uygulasak tertemiz oluruz gibi geliyor bana.
    Aslında üşendiğimden böyle söylüyorum. Kim uğraşacak buğday çimi yetiştirmeyle diyen bir ego fazlaca yükseltiyor sesini. Bu konuyu gündeme getirdiğin için sağol Mekila. Belki ben de denerim.
    Bu arada hoşgeldin. Umarım bir daha özletmezsin kendini.

    YanıtlaSil
  6. Yeni cicilerin hayırlı olsun.
    Cidden buralara bahar geldi gibi(mersindeyim bende) ama inşala yeni yağmurlarla bizi kandırmazlar.
    Adana kebap demişken, şimdi hasan usta'da çatlayana kadar yiyip sonra da temiz havada yürümek amma da güzel olurdu ;)

    YanıtlaSil
  7. buyday çimimi bende merak ettim

    YanıtlaSil
  8. ballı lokmam: evet canım etmesek iyi ama hayat koşturmacası her daim fırsat vermiyor =(

    oytunla hayat: rica ederim tatlım =)

    sezobigo:kadınlar zaten bir kıyafetin bir yerini beğenmesin hemen alırlar değil mi =)

    elifinelizi: teşekkür ederim canım =)

    gülsüm güven tuncer: eyvah sakın benim bu yazım yüzünden kebapçıya koşup da kilo filan almasın kimse =( aslında çok haklısın canım elimizdekileri henz değerlendiremiyoruz ama güzel bir bilgi olunca da paylaşmak gerekiyor . umarım ben de çok uzak kalmak zorunda olmam blogumdan.

    masal: ne hoş odu bu yorum yakın diyarlardan sesler duymak güzel oluyor. hoşgeldin gezegenime canım =)

    nalan: merak edilmeyecek gibi değil ki faydaları =)

    YanıtlaSil
  9. Adanalı değilim ama kebap dedinmi yatıya giderim..:))))
    O bahar havasından buralarda gönder be canım..
    Kuru soğuk bitmiyor burda..
    Çok öpüyorum.

    YanıtlaSil
  10. hayat cafe tarifleri: buyur gel canım misafirim ol, keşke önderebilsem bu güzel havalardan oralara =(

    YanıtlaSil
  11. Merhaba mekila, demir eksikligim var ve hamileyim .. cim suyunu arastirirken buraya denk geldim.. cim suyunun faydasini gordunmu? Sen nasil kullandin? çim sıkma aleti varmış normal kati meyve sikacaginda olmaz mi acaba tavsiyelerini bekliyorum canım sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım, ben çim suyunu kullanmadım, kullanan bir başka tanıdığımız vasıtası ile benim de ilgimi çekmişti. bu nedenle bilgileri paylaştım. Hamile olduğun için herhangi bir yönlendirme yapmaktan kesin bir şekilde çekinirim. Bence doktoruna bu durumu danışırsan gerekli olanları belirtir. ancak yengem hamileliği sürecinde portakal suyu pekmez karışımı içmişti demir için. Tabi dediğim gibi önemli ve doğru olan doktoruna başvurmak olur. Ayrıca çimin suyunu normal meyve sıkacağı ne yazık ki çim miktarı çok fazla olmadıkça sıkmıyor bildiğim kadarı ile.

      Sil
  12. Tesekkur ederim canim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim, mutlaka doktoruna danış güzelim.

      Sil

1yorum = 1tebesüm, yorumun için teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin =)
Google hesabınız yok ise, yorum yapmak için Adı/URL kısmını seçip yorumunuzu bırakabilirsiniz =)