23 Temmuz 2012 Pazartesi

Doğu Karadeniz Turumuz - 3

Karaca Mağarası

Ayder ve Zil Kale sonrasında rotamız; Gümüşhane Karaca Mağarası ve Sümela Manastırıydı. Otobüsümüzün hareket yeri Rize olduğu için Çayeli'nden Atmaca 53 'ün servisi ile Rize'ye götürüldük.


Bu gezimiz sırasında, programımıza uygunluğu açısından KONAK ATMACA 53 TURİZM  'in
turuna katılmıştık. Daha sonraki yazılarımda bahsedeceğim Gürcistan Batum ve Uzungöl gezimizde de Atmaca 53 'ü tercih etmiştik.  Her üç tur sırasında da gayet memnun kaldık. Turlar hakkında genelde şöyle düşünürdüm; eğer konaklama veya yolculuk sırasında iyi koşullar sağlanıyorsa yemek konusunda eksiklik çıkar veya tam tersi olur derdim. Ancak Atmaca 53 sayesinde bu düşüncelerim tamamen değişti.
Ulaşım, ilgi, güleryüz, rehberlik, yemekler hepsi harikaydı.
İlk durağımız KARACA MAĞARASI Rize'den 3 saat uzaklıkta Gümüşhane'de yeralıyordu. Bu yolculuk sırasında en ilginç olan şey ise; Zigana Geçidi öncesinde bitki ötüsünün Doğu Karadeniz'e özgü güzellikte yemyeşil iken, geçit sonrasında Akdeniz Bölgesine çok benzer bir bitki örtüsü yönünde değişiklik göstermesi olmuştu. Bu kadar keskin bir farkı görmek hayret vericiydi.Sanki tünel, zaman geçidi gibi bizi Gümüşhane yolundan alıp Antalya yoluna getirmişti.
Köme

Karaca Mağarasına dair ayrıntılı fotoğraflar ne yazık ki çekim izni olmadığı için elimde yok. Ama mutlaka gidin görün, mağaradaki oksijen oranı çok fazla. Fakat mağarayı ziyaret ettikten sonra okuduğum bir habere göre insanların yaptığı bu ziyaretler ortamdaki karbondioksit oranını arttırdığı için mağaranın yapısına zarar vermekte =(
Mağaraya geldiğinizde çeşitli hediyelik eşyalar ve doğal taşlı ürünlerin satıldığı yerler var. Burada ayrıca köme adını verdikleri cevizli sucuk veya pestiller de satıyorlar. Köme dedikleri sucuğun benzerini bir çok defa yemiştim ancak benim daha önce gördüklerimin dış kısmında ceviz yeralmıyordu sadece iç kısmında bulunuyordu.


Karaca Mağarası sonrasında Sümela'ya doğru yol almaya başladık.Bu sırada yolumuz üzerinde bulunan, sütlacı ile ünlü Hamsiköy'den de yemek sonrasında tatlımız olsun diyerek sütlaçlarımızı almayı ihmal etmedik. Ancak öğlen yemeğimizde zaten sütlaç ikram edildiği için, Hamsiköy'den alınan sütlaçlarımızı akşam sefamıza sakladık.Maçka'yı ise kısıtlı zamanımız nedeni ile uzun uzadıya gezemeden geçmek zorunda kaldık.



Sümela'ya yolculuğunuz sırasında yukarıdaki fotoğrafta görebileceğiniz nefis güzellikte bir dere size yol boyunca eşlik etmekte. Sabah erken saatlerde yola çıkıldığı için kahvaltı amacıyla verilen atıştırmalıklardan sonra, Sümela Manastırına yapılacak tırmanış öncesinde tur firmamız Atmaca 53 Altındere Tesisleri'nde midelerimizi tıka basa dolduran nefis bir yemek sundu bizlere. Tüm emekleri ve ilgileri için Atmaca 53 'e tekrar tekrar teşekkür ederiz.



Yemeğimizde neler yoktu ki; kuymak, Akçaabat köfte, tereyağlı alabalık, mısır ekmeği, kara lahana çorbası ve fırında sütlaç hem de üzeri bol fındıklı  =)


Ve sonunda Sümela Manastırına varış... Gerek filmlerde gerekse fotoğraflarda gördüğüm bu tarihi güzelliği her daim merak ederdim. Sonunda görme fırsatını bulduğumuz için çok mutluyum. Çoğu insan daha kendi ülkemizi gezip görmeden yabancı ülkelere gitmeye oraları gezmeye meraklıdır ya hani.

Aslında biraz araştırıp baksalar görecekler elimizde harika güzellikte bir vatan var. Bir yana bakıyorsunuz cennet paletindeki boyalara batırılmış fırça ile dokunulmuşcasına rengarenk tondaki yeşili ile eşsiz doğası, diğer yanda sahipleri henüz yeni terketmişcesine taze hikayelerle dolu tarihi eserleri.


Ve bir de arştırsa da, görse de değerini anlayamayan insanlarımızın tarihe bırakmaya çalıştıkları aptalca izleri. Bu karede gördüğünüz manzarayı ben bire bir gördüm ve inanın ki gözlerim doldu, bu nasıl bir zihniyettir bu nasıl bir düşüncedir, ne amaçlanmıştır kavrayamıyorum. Bir çok insanın görebilmek için yurt dışından, yurt içinden, km.lerce uzaktan geldiği bu yerlere, bizim insanımızın bizim gençlerimizin verdiği değere bakın.
Neyse...
Devamı yarın.

7 yorum :

  1. O freskleri keşke hiç göstermeseler öyle yabancılara...Utandım..

    YanıtlaSil
  2. haklısın mekilacım ya...kelimelerin kifayetsiz kaldığınokta.beyinsiz insanların sanat eseri denir ancak

    YanıtlaSil
  3. bence boyalı duvarlara yaklaşmayı önleyecek bir sistem lazım

    YanıtlaSil
  4. son fotoğraf hariç, herşey çok güzel, cennet ülkemiz.Bu yaz Karadeniz turu çok istedim heralde araya sıkışmayacak, inşallah bir daha ki yaza.

    YanıtlaSil
  5. mekilaa!!

    içim gitti okurken çünkü ben buralarda büyüdüm..

    hepsi o kadar tanıdık ki..

    özellikle karadenizde sütlaç bir başka güzeldir çünkü hep bool fındıklıdır :)

    YanıtlaSil
  6. Oh oh süper. Kesin ben de gitmeliyim oralara :))

    YanıtlaSil
  7. limon çiçekleri: aynı düşüncedeyim tatlım, çok utanç verici

    sema:kesinlikle canım, beyni olan zaten böyle şeyler yapmaz.

    nilgün komar: bunlar önceden olmuş zararlar, şu an iple bariyer yapıp koruma koymuşlar ama olan olmuş bir defa

    noblesse: işallah en kısa zamanda gidip görürsün canım

    mia wallace: ciddi misin ????? yoksa oralarda mıydın da görüşemedik =(

    ahu: kesinlikle mutlaka =)

    YanıtlaSil

1yorum = 1tebesüm, yorumun için teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin =)
Google hesabınız yok ise, yorum yapmak için Adı/URL kısmını seçip yorumunuzu bırakabilirsiniz =)