17 Eylül 2014 Çarşamba

Havuçlu Cezerye Topları

Fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekip, onları bilgisayara yükleyip ardından ayarlayıp blog için yazı yazmanın gözüme dağ gibi göründüğü, çok yoğun geçen bir süreci geride bırakıp kavuşabildim size sonunda. Her gün yeni bir şeyler yazabildiğim blogumun eski halini özler oldum, ancak hayat koşturmacası işte . . . 
Bir kaç okuyucum instagram hesabım olup olmadığını sormuştu, açtım fakat elimde telefon olsa dahi her saniyeyi paylaşabilen birisi olamadım, şu an için çok az fotoğrafım var. Teknoloji güzel şey ancak sanal ortamda bir şeyler paylaşmaya çalışırken gerçek hayat kaçıyormuş gibi geliyor bana. Yine de sizin için elimden geldiğince blogdan güncellik sağlayamasam da instagramdan etkin olmaya çalışıyorum.
Bu arada, sonbaharın büyüsüne epey bir kapılmış durumdayım. Adana halen yaz günleri gibi sıcakları yaşatıyor. Buna rağmen Toroslar'dan toprak kokulu yağmur esintilerini yüklenip pencereden içeriye süzülen rüzgar, elimden tutup geçmişe götürüyor beni. İnsan zihni çok garip, eskiden tanıştığım birini görsem veya bir başkasından adını duysam kim olduğunu hatırlayamazken, söz konusu koku olunca ; anında ses görüntü replikleri ile tastamam yayınlanmaya başlıyor arşivimdeki nostaljik sinema filmim. İşte bu yüzden koku çok önemlidir benim için. Misal yağmur kokusu, çocukken sabah erkenden, gün ışımadan çıkıp okula gittiğim kışın soğuk ve yağmurlu sokaklarını , parfümler kişileri, portakal çiçekleri bahar akşamlarını, kimi yemek kokuları eski evimizi , fırından gelen taze ekmek kokusu ailecek yapılan kahvaltıları, deniz kokusu tatil zamanlarını ...
Pencerenin karşısına oturup ayaklarımı uzatmak, kulağımda sevdiğim şarkılar ile esintinin elimden tutup tozlu fotoğraflar arasında gezinmeme yardım etmesini istiyorum. Biraz sakinlik, biraz soluk almak iyi gelir her zaman insana.


Sanırım yazı başlığındaki konuya gelmem iyi olacak, Google amcadan " Havuçlu cezerye topları " diyerek tarif için gelen okuyucular yazıyı okuyunca "Eee peki tarif nerede?" demesin değil mi :) Aslında tarif , bir çok yerde kolayca bulup okuyabileceğiniz basit , herkesçe bilinen bir tatlı. Ben içerisine bir kaç küçük ekleme yaptım hepsi bu. Temelde havuç, şeker ve bisküviden oluşuyor. Yaptığım eklemeler ise; vanilya, tereyağ, tarçın. 


Malzemeler
1/2 kg havuç
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 çay kaşığı tarçın
3 yemek kaşığı tereyağ
1,5 paket petibör bisküvi
hindistan cevizi

Hazırlanışı
Havuçları soyulup rendenin ince tarafı ile rendelenir, tereyağ eritilmiş tencerede rendelenen havuçlar suyunu bırakana dek pişirilir ardından şeker ilave edilip kıvamlı bir hale gelinceye dek kavrulur, ılımaya bırakılır. Bisküvileri dilerseniz rondoda dilerseniz elinizle parçaladıktan sonra yoğurma kabına alınır, üzerine ılıyan havuçları, tarçın ve vanilyayı eklenip iyice yoğurulur. Hazırlanan hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlandıktan sonra hindistan cevizi dolu bir tabakta her tarafı hindistan cevizine bulanır. Ardından buzdolabında, servis edilinceye dek dinlendirilir.

Siz tarifi not ederken ben de tavşan kanı bir bardak çay ile yağmur kokulu akşamın tadını çıkarmaya devam edeyim. 

2 yorum :

  1. Çok severim. Çocukluğumda bayramların gelmesini beklerdim sırf vu lezzet için, çünkü hala her bayram yengeciğim koca bir şekerlik dolusu yapar bunlardan. Ellerine sağlık. Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Çok severim havuç toplarını, sizin tarifiniz de gayer güzel gözüküyor. Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil

1yorum = 1tebesüm, yorumun için teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin =)
Google hesabınız yok ise, yorum yapmak için Adı/URL kısmını seçip yorumunuzu bırakabilirsiniz =)