16 Temmuz 2014 Çarşamba

Tatile Hazırlık

Güneşte bronzlaşırken; kulağımda dalgaların sesi, burnumda esintinin getirdiği deniz kokusu, renk renk sokaklar ve bunun yanında bol bol fotoğraf çekmek için 1 haftadan az bir süre kaldı. Tatile kalan süre gibi ne yazık ki tatilimiz için ayırdığımız süre de kısa.  O kadar çok şey var ki yapmak istediğimiz ve zamanın yetmemesinden endişelendiğimiz.  Ancak bunu düşünmemeye çalışarak hazırlıklarıma devam ediyorum. Yazın en sevdiğim yanı da renkleeeer. Kışın gri bulutlarından, koyu renkli boğucu kıyafetlerinden , tonluk ağırlıktaki kaban ve montlardan kurtulmak; bir şort, bir thsirt, parmak arası terlikler, renk renk ojeler ...


Her yer neşe saçan renklerle dolu olsun isteğim, hazırladığım kolyelere de etki ediyor haliyle. Zaman çabucak geçsin, fakat tatilimiz başladığında minik bir salyangoz ile arkadaş olsun ve olabildiğince yavaş geçsin.
Burada gördükleriniz yeni yaptığım kolyeler, daha önce yaptıklarım da var, aaah ah hepsini takacak kadar gün olmayacak ki tatilimizde.  
Hayır hayır, canımızı sıkmak yok, pozitif noktalara odaklanmalı değil mi? 


Şu rengin güzelliğine bakar mısınız ;  ferahlık, huzur verici bir ton,  incecik kumlar üzerine uzanmış dingin açık renkli bir deniz gibi. Sanırım kendimi çok kaptırdım tatil moduna. Filmlerde olur hani, yolculuğa çıkarken dahi çiçekli gömleği ve kendi söyleyip kendi dans ettiği şarkı ile bir karakter, son noktada o hale geleceğim sanırım. 



Bu kırmızı kolyeyi de marin tarzı için hazırladım. Düşündüğüm şekilde bir kolye bulamayınca, neden kendim yapmıyorum dedim ve işte sonuç. 


Renklerin etkisine karşı koyamadığım bir kolye daha. Aslında kordon kısmının zincir olması konusunda kararsızım, belki şık bir kurdele ile değiştirebilirim veya siz daha hoş bir fikir verebilirsiniz. 

Devamını oku...

14 Temmuz 2014 Pazartesi

D.I.Y : Kot Yenileme

Adana'nın kavurucu sıcağında, tatile gitmeyi planladığımız gün için geri sayımdayız eşim ile. Her sabah şu kadar gün kaldı , bu kadar saat kaldı deyip, o günü hemen geçsin istediğimizden hesaba katmıyoruz =)
Sıcak kavurucu olunca dışarılarda dolaşamıyor insan. Zaten Adana neredeyse terk edilmiş durumda. Ramazan ve sıcaklar dolayısı ile herkes kaçabileceği yerlere kaçtı =) Geriye kalanlar iş vb mecburi nedenler ile kaldı. Boş sokaklara bakınca, ateş gibi esen hafif rüzgar ile bir an için, yolun bir yanından diğer yanına western filmlerindeki çalı yumaklarından yuvarlanacak diye bekliyor insan =) 


Hal böyle olunca yeni bir şeyler yapmak için fırsat çıkıyor. Ben de gardırobumu resetlemek için giydiklerim giymediklerim, giymeyip de ayrılmaya kıyamadıklarım olarak kıyafetlerimi seçerken; uzun yıllar kahrımı çeken, buna rağmen diz kısmında mini minnacık bir iplik pırtlamasından başka bir sorun çıkarmamış olan emektar kotumu, zamane kotlarına ayak uydurması adına kesikler ile yenilemeye karar verdim. Ne günlere geldik arkadaş, keserek pantolon mu yenilenirmiş ?!
Tanrııım !!!
Sanırım yaşlanıyorum =) 


Şimdi efeniiiim, siz de kot kesmek , pardon yenilemek istiyorsanız öncelikle kendisinden vazgeçme noktasına geldiğiniz, " Kıyarım yahu ben buna, ne olacak " dediğiniz herhangi bir kotunuzu seçiyorsunuz. Sonrasında gözlerinizi bir an dahi ayırmadan pantolona dikip nasıl bir model istediğinizi düşlüyorsunuz.
Ardından alıyorsunuz makası elinize planladığınız yerden kesikleri atıyorsunuz.


Ben gibi fazla plancı iseniz veya " Mekila, ben ,senin yaptığın gibi olsun istiyorum modelini " simetrik kesikler olsun diyorsanız, pantolonun ön kısmında uygun gördüğünüz mesafedeki aralıklar ile fotoğrafta da gördüğünüz gibi kesiyorsunuz. Ardından yıkanacak olan çamaşırlar ile birlikte makineye atıyorsunuz, bir adet pantolon için makine tabi ki çalıştırılmaz, enerji israfı, cık cık cık çok yanlış.
Gördüğünüz iplik saçaklarını kot, makinede yıkandıktan sonra elde ediyorsunuz, cımbız iğne vs ile uğraşmadan çok kısa sürede sonuç elde ediyorsunuz hem de mis gibi temiz çamaşır kokusu ile =) 


Ben kesikleri büyükten küçüğe olacak boyutlar ile yaptım. Siz elbette farklı modeller deneyebilirsiniz, sonuçta her şey hayal gücünüze bağlı, ben tarifi verdim, pastayı kusursuzlaştırmak, lezzetlendirmek size kalmış  =) 
Herkese mutlu haftalar dilerim.
Devamını oku...

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Ev Yapımı Pizza

Ramazan ayında, iftar yapıncaya dek insanın aklından bin tane yemek çeşidi geçer, normalde bakmadığı kadar çok yemek fotoğraflarına ve programlarına bakar. Sanılır ki akşama masanın bir ucundan diğer ucuna birbirinden farklı yemekler dizilecek, hepsi de son kırıntısına dek tüketilecek. Halbuki bir bardak suyu içince nasıl da geçiyor her şey, diniyor insanın gözü doymaz halleri. 
Geçen gün eşime iftar için ne yemek istediğini sorduktan ve "Ne pişirsem , ne olur acaba ... vs vs vs" sorularımda kendimle boğuştuktan sonra, herkes gibi ben de bir fikir olur diyerek internette dolaşıp araştırmaya başladım. Bu sırada yanıma gelen eşim o an ekrandaki pizza fotoğrafını görüp "Pizzaaa yiyelim" deyince menümüzün bir kısmı belli oldu. 

Açık konuşmak gerekirse başlangıçta oldukça çekimserdim, sonuçta evde yapılacak bir pizza, dışarıda, usta pizza markalarında tüketilenler ile ne kadar boy ölçüşebilirdi ki. 
" Eeee peki sonuç ne oldu?" derseniz, pizzayı yerken şu cümleleri kuruyorduk
" Hey dostum bu harika olmuuuş !!!
Satsak mı acaba bundan?
Pizzacı mı açsak? 
Usta olmuşuz biz yahuuu :))) ( bir tane pizza yapmakla hemen de usta olduk )
Hi hi haaa :) "


Konuyu toparlayayım yoksa yazımın tamamlanması pizzanın hazırlanmasından daha uzun sürecek (böyle yazınca, aman ha uzun sürede hazırlanan, çok emek gerektiren bir tarif sanmayın ). 
Bildiğiniz gibi pizzada en önemli unsurlardan birisi de hamurudur, gerisi zaten sizin damak zevkiniz, beğeniniz ile alakalı. Ben de evdeki malzemeler ile karışık bir pizza yaptım. Yapım aşamalarını fotoğraflama imkanım vardı ancak, pizzanın hazır olmasını sıcak tüketimi açısından iftara yakın tutunca bu nefis lezzeti ifade edebilecek netlikte son kareleri çekemedim. Sonrasında zaten kırıntısı dahi kalmamıştı =)


Hamur için Malzemeler
4 su bardağı un
1 çay bardağı sıvı yağ (ben zeytinyağı kullandım)
1/2 paket instant maya
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
aldığı kadar ılık su (yaklaşık1,5 su bardağı kadar, ancak bu kullandığınız una göre değişebilir)

"aldığı kadar ılık su"  şeklinde belirtmemdeki amaç şu; elde etmemiz gereken hamur çok yumuşak olmamalı.(elbette çok da sert olmamalı) İçerisindeki mayadan kaynaklı dinlendiği zaman yumuşayacağı için başlangıçta yumuşak kıvamda bir hamur hazırlanır ise açma aşmasında oldukça zorlayabilir.

Sos İçin Malzemeler
2 yemek kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı sıvı yağ (ben zeytinyağı kullandım)
1 tatlı kaşığı kekik
2 veya 1 yemek kaşığı kadar su (domates salçanızın kıvamına bağlı olarak değişebilir, ilk fotoğraftaki gibi çok akışkan olmayan, sürüldüğü noktada kalan bir sos elde edilmesi gerekmekte)
dilerseniz bir miktar da ketçap

Üzeri İçin Malzemeler
rendelenmiş kaşar
sucuk
salam
yeşil zeytin
mısır
yeşil ve kırmızı biber
domates (ben çeri domates kullandım) 
*** Bu ölçülerdeki hamur malzemesi ve tarifte belirttiğim hamur kalınlığına bağlı olarak  2 adet büyük boy pizza elde edilebilmekte.

Hazırlanışı
Hamuru yoğurmak için seçtiğiniz kabın içerisine unu eledikten sonra, mayayı tuzu ve şekeri ekliyor bir kaşık yardımı ile karıştırıyoruz ki un içerisindeki malzemeler iyice dağılsın. Ardından sıvı yağı da döküp yoğurmaya başlıyoruz ve ara ara hamurun kıvamını kontrol altında tutarak ılık su ekliyoruz. Gerekli kıvama ulaşıp hamur toparlanınca kabın ağzını streç film ile kapatıp bir sofra bezine sarıp sos ve üzeri için kullanacağımız malzemeleri doğramaya koyuluyoruz. bu aşamada geçen süre hamurun mayalanması için yeterli oluyor [ usta şefler gibi çok hızlı doğramıyorsanız tabi =) ]
Sos için domates salçasını bir kaseye koyup üzerine kekik sıvı yağ ve yeterli miktardaki suyu, dilerseniz bunlara artı olarak bir miktar da ketçabı ekleyip iyice karıştırıyoruz.
Üzeri için tercih ettiğiniz malzemelerden en gerekli ve önemli olanı kaşar. Hem sos üzerine hem de pizzayı fırından almadan 5 - 10 dakika önce son adımda bol miktarda gerekmekte. 


Yeterli gördüğünüz miktarda tercihinizdeki malzemeleri doğrayıp hazırladıktan sonra [ ki ilk fotoğrafta benim ne kadar sistematik hazırladığımı görebilirsiniz =)))) ]  hamuru açma aşamasına geçiyoruz. Kapta mayalanmış haldeki hamuru un serptiğimiz tezgah veya masaya koyarken dikkat etmemiz gereken nokta ise hamuru kaptan aldığınızda, üst kısmın masaya bakması yani alt üst olmuş şekilde yerleştirmelisiniz açacağınız yere. Kesinlikle kaptan aldığınız hamuru yoğurmayın, bu nedenle hamuru mayalanması için beklemeye almadan önce düzgün bir yuvarlak beze şeklinde bırakmalısınız. 
Tezgaha aldığınız hamuru merdane yardımı ile ortasından dışa kenarlara doğru açıyorsunuz (ileri geri hareketler yapmadan) .
Pizzayı pişireceğiniz tepsi boyutuna uygun olacak şekilde yarım cm kalınlıkta hazırlıyorsunuz. 
Ardından hamuru, içerisine yağlı kağıt yerleştirdiğiniz tepsiye alıyorsunuz. Üzerine öncelikle sosu eşit şekilde dağıtıyoruz ve sonrasında bol kaşar serpiştiriyoruz. Diğer malzemeleri dilediğiniz sırada yerleştirebilirsiniz benim tercih sıram fotoğraflarda yer alıyor =)


Pişme süresi fırına bağlı olarak değişecektir, o nedenle net bir süre veremiyorum ancak 175'C de turbo fan kullanmadan sucukların yağı kendisini bırakıp kenarlardan görünen kaşarların üzerleri kızarana dek ilk pişirmeyi yapıyoruz. Sonra tepsiyi fırından çıkarıp üzerine bol miktarda kaşar serpiştirip fırına yeniden koyup kaşarlar iyice eriyene dek yaklaşık 5-10 dakika pişirmeye devam ediyoruz. Eğer iftar saatine göre tahmin ettiğinizden kısa sürede hazır olursa pizzanız fişini çektiğiniz fırın içerisinde de bekletebilirsiniz, ancak bu aşamada üst kısımda erittiğiniz kaşarların yanmaması veya kızarmamasına dikkat etmeniz gerekiyor. 
Yapmayı düşünenlere şimdiden kolay gelsin, mutlu günler herkese.
Devamını oku...